Seda Yaman

Küçükken bazı taşları toplayıp kırılmış cam parçalarıyla taşları kazıyarak tozlarını çıkartırdım. Sonra da o tozları ıslatıp heykelcikler yapardım. Benim çamurla maceram böyle başladı. Ardından, Marmara Üniversitesi Heykel Anasanat Dalı.
Zaman içerisinde İstanbuldan ayrılarak, yerleştiğim bölgenin ve koşulların etkisiyle kendime dönmeyi, kendimi yaşayabilmeyi seçtim. Bu durum çamurla, sırla olan ilişkimi derinleştirip çalışmalarımı daha yalın ve bir o kadar doğayla uyumlu hale getirdi. 
Kullanılabilir obje yapmaktaki amacım sanatı günlük yaşama dahil etmek, güzelliği her an 5 duyuyla buluşturmak. İnsanların kullandıklarıyla keyifle ilişki kurabilmesi. Aslında özgün bir tasarıma sahip olmak tasarımın içindeki duyguya, emeğe, hikayeye, enerjiye kendi mekanında yer açmak demek.