lidA

Küçük bir kasaba, küçük bir koza, küçük bir ipek böceği... Barışla örülü bir hikayenin başlangıcı bu.
Bir yeniden doğuş hikayesi.
Moda endüstrisinde kullanılan ipek kumaşların çok büyük bir kısmı için üretim aşamasında İpek böceğinin hayat döngüsünü tamamlamasına ve kelebeğe dönüşmesine izin verilmez. Süregelene dur diyerek sürdürülebilirliği seçenlerin hikayesi bu.
Hiçbir canlıyı incitmeden, her canlının ruhuna saygı duyanların hikayesi.
Küçük bir kasabada ipek böceği yetiştiriciliği yapan duyarlı insanlar doğa ile bir barış anlaşması yapar. Her birine aynı özeni vererek yetiştirdiği ipek böceklerinin, yaşam döngülerini tamamlamalarını bekler. Sabırla, telaşsız, olduğu gibi, olması gerektiği gibi... Ta ki, ipek böceği kozasını delmeye kendi hazır olana dek, müdahalesiz. Kozasında yeniden doğmak için can atan ipek böceğinin hikayesi bu.
Barış ipeğinin hikayesi.
Geleneksel üretim yöntemlerine inanan ve tasarımlarını doğaya zarar vermeden hayata
geçirmek isteyen bir kadın girişimci; onlarca üreticinin kapısını çalar, sayısız dokumacı ile görüşür. Olmaz diyenlere inat yoluna devam eder. Sonunda yolu o kasabaya çıkar.
Hayallerini gerçekleştirmekte inatçı, inandığının peşinden giden bir kadının hikayesi bu.
Barış ipeğinden geleneksel dokuma yöntemleri kullanılarak üretilen kumaşların, tamamen el emeğiyle üretilen ürünlere dönüşme hikayesi, lidA’nın hikayesi.
İpek böceklerine yaşama şansı vermeyi seçenlerin hikayesi. Bu sizin hikayeniz...