Bahar Sofraları ve Evde Yenilik: 50.000 TL'ye 3.000 TL indirim sepette seni bekliyor!
hipicon

STUDIO VISIT: CİNS

hipicon’unun ilk pop-up galerisi Büyükdere35’in seçkisinde de yer alan grafiti sanatçısı Cins ile keyifli bir gün geçirdik. Cins’in atölyesinde, sanatını çok daha yakından deneyimleme şansımız oldu. 

Cins’in çalışmalarını ve sanata bakışını siz de keşfedin!

Close Up III - Close UP II

 

Bir çalışma günü senin için nasıl başlıyor? Neler yapıyorsun?

Halen kalem kağıtla not tutmayı çok seviyorum. Genelde güne bu şekilde belli olan işleri, projeleri ve yapmam gereken şeyleri not tutarak ve sıraya koyarak başlıyorum. Sonrasında öncelikli yapmam gereken ne ise onunla başlayıp devam ediyorum. Genelde freelance projeler üzerinde çalışıyorum, ama sergim varsa önceliği ona veriyorum. Bazı haftalar hiç bir acil projem veya yapmam gereken bir şey yoksa da resim yapıyorum.

 

Hem fiziksel hem de mental olarak yoğun bir tempodasın aslında. Tükenmişliği engellemek için ne yapıyorsun?

Bu konuda üzerine çalıştığım işlerde seçici olmaya çalışıyorum. Keyif alacağım işlerde aslında bu yorgunluk kısmı daha sancısız oluyor. O yüzden beni heyecanlandıran ve keyifle çalışacağım işleri tercih etmeye çalışıyorum. Resim yapmak ise zaten benim tutkum. Yoğun geçen dönemlerin ardından da kendime mutlaka vakit ayırıyorum, hiçbir şey yapmadan geçirdiğim günler de oluyor.

 

 

Duvar üzerine, sokaklara, çizim yapmak tuvale - kağıda yapmaktan nasıl bir farklı bir duygu yaratıyor sende? İşlerini sokakta gezerken görmek ile bir galeri de görmek ne hissettiriyor? 

Duvarın yeri her zaman benim için ayrıdır. Yüzey ve çizim boyutu büyüdüğü için yaptığım çizimlerin etkisinin arttığını düşünüyorum. Ama tuval ve farklı malzemelerde çalışma yapmanın da kendi tarzımı geliştirmem için faydasının çok olduğunu düşünüyorum.

Sokaktaki işlerimin benim için tabii ki de ayrı bir romantik hali oluyor. Hepsinin yapım aşamasında farklı bir hikayesi oluyor sonuçta. Ve sınıf ayırt etmeksizin bir çok farklı kişiyle buluşması benim için ayrı bir zevk.

 

Duvarları ya da sokakları seçerken belli önceliklerin var mı? Bu süreç nasıl ilerliyor?

Maalesef eskisi kadar gece çıkıp izinsiz duvarlar yapamıyorum. Son dönemde biraz daha rahat ve uzun sureli çalışabileceğim alanları seçmeye çalışıyorum. Duvarın işlek ve görünür bir yerde olması tabii en önemli unsur benim için.

 

 

 

Çizimlerini "organik" olarak betimliyorsun. Et, kemik ve vücut parçalarına sıkça rastlıyoruz işlerinde. Bu formlar senin hangi yanını anlatıyor?

Aslında bu formlar çok bilinçli bir şekilde çıkmadı. Yani bu şekilde çizmeliyim diye başlamadım. Uzun yıllar çizim yapa yapa aslında kendiliğinden evrilip bu günkü halini aldı ve benim artık kendimi ifade ettiğim bir dil haline geldi. 

 

Çiçek Serigrafi

 

Varoluş cabası hissediyoruz çalışmalarında. Senin bu "var olmak" kavramına bakışın nasıl?

Takma ismim “cins” kelime anlamı olarak tür, çeşit anlamındadır. Sokak ağızında ise daha çok “garip” olarak kullanılır. Aslında bu ismin yaptığım çizimlerle çok uyduğunu düşünüyorum. Yarattığım form da bizlere etrafımızdakilere benzeyen ama bambaşka oluşumlar. Konu aldığım veya resmettiğim durumlar aslında bizlerin yaşadıklarıyla paralel olsa da bambaşka bir dünyadanmış gibi karşımıza çıkıyor. Genelde çok renkli görünen işlerim içinde karanlık ve zorlu bir durum olduğunu düşünüyorum. Belki de sizin hissettiğiniz var oluş çabası bu etki yüzünden olabilir.

 

Organik formların çizim değil de müzik olsaydı şu an ne dinliyor olurduk?

Aksak ritimli çok yorucu olmayan ama içinde arızalı seslerin olduğu bir müzik olurdu sanırım. Muhtemelen güçlü basların ve beatlerin olduğu elektronik altyapılı bir şeyler olabilir diye düşünüyorum. Daha çok benim dinlediğim müzikler gibi yani :)

 

 

Search